Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Spiritüel Felsefe ve Bilim
 RUHSAL ÖĞRETiLER FORUMU : Spiritüel Felsefe ve Bilim
Konu Konu: DOGADAN ŞIFA SIRLARI Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Mesaj << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
simir
güneş
güneş


Kayıt Tarihi: 09-Şubat-2007
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 362
Gönderen: 07-Ağustos-2009 Saat 13:36 | Alıntı simir

Plantago major

Resimde gördüğünüz  (lat. Plantago major ) en sevdiğim otsu bitkidir. Etrafımızda yaygın olarak gördüğümüz bu ot, damarotu, sinirliot, siğilotu, bağ yaprağı gibi çeşitli yerel isimlere sahip. Kentlerde yol kenarlarında, parklarda dahi görebilirsiniz. (Not: Kirliliğe – egzost, atık su, vs. – doğrudan maruz kalan bitkileri kullanmayınız.)

Bu tür içerisindeki bitkiler kanamayı durdurucu, anti-toksik, antimikrobiyel, enfeksiyon giderici, yatıştırıcı, balgam ve idrar söktürücüdür. Antiseptik özelliklerinden dolayı özellikle kesik ve yaralara uygulandıkları zamanda enfeksiyonu engellerler ve yaranın hızla iyileşmesine yardımcı olur. Aynı zamanda böcek ısırıkları için de kullanışlıdır. Ufak ağrı ve yanmalara da iyi gelir. Tadı acımsı olmakla birlikte çiğ olarak da yenebilir.

Anadolu’da bitkinin tümü besin olarak tüketildiği gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde de kullanılır. İltihaplı yara ve çıban, egzema, siğil, idrar yolları iltihabı, damar tıkanıklığı… (Şimşek I. ve diğ., Anadolu’da Halk Arasında Bitkilerin Kullanılış Amaçları Üzerinde Etnobotanik Bir Çalışma)

Bitkinin bilimsel olarak antibiyotik etkisi olduğu, kolestrolü ve şekeri düşürdüğü kanıtlanmıştır. Hiçbir bitkinin yapamayacağı bir şekilde kanı, ciğerleri ve mideyi temizler.

Yiyebilir ya da 15 dakika kadar demleyerek çay olarak tüketebilirsiniz. Yapraklarını ezerek yaptığınız lapayı ise harici olarak kullanabilirsiniz.

 

(Mesela Doğa Avrupa çingeneleri, domuz yağı, damar otu ve yersarmaşığından krem hazırlayıp, hemoroid tedavisi için kullanırlarmış. Anti-inflamatuvar özelliği hemeroide iyi gelecektir.)

(halk dilinde alla denilen hastalık içinde kulanıldıgı söyleniyor.kulananlar olumlu yanıt almış. kulanma şeklı toplayıp yıkamadan mıncıklayıp direk sürülecek ıkıncı gün sonuç alınıyormuş.)

(BU BİTKİNİN GÖĞÜS KANSERİNİ İLK EVRESİNDEYSE YOK ETTİĞİ de kullananlarca soylenmektir )

Yukarı Dön Göster simir's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: simir
 
simir
güneş
güneş


Kayıt Tarihi: 09-Şubat-2007
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 362
Gönderen: 07-Ağustos-2009 Saat 13:41 | Alıntı simir

Civanperçemi (lat. Achillea millefolium), nam-ı diğer Kandil çiçeği, Akbaşlı, Barsama otu, Binbir yaprak otu, Ayvadana, Dülgerotu… Mayıs-Ekim ayları arasında çiçek açar. 30-70 cm arasında boya sahiptir. Çayırlarda, tarlalarda, yol kenarlarında bolca yetişir.

Özellikle bahçelerde refakatçi bitki olarak çok kullanışlıdır. Bazı kötü niyetli böcekleri kovmakla kalmaz, bu böcekleri tüketen, yararlı böcekleri (uğur böceği ve çiçek böceği gibi) cezbeder. Toprağın kalitesini arttırır, yaprakları oldukça iyi bir gübredir, ayrıca etrafındaki diğer bitkilere de doğrudan faydalı olduğu söylenir. Yakınlarında yetiştiği hastalıklı bitkilerin sağlıklarını geri kazanmasına yardımcı olduğu söylenir.

Sivrisinekler (ve diğer bazı böcekler) ile yoğunlaşan yaz günlerinde oldukça kullanışlı bir otsu bitkidir. Böcek kovucu özelliğinden faydalanarak, sivrisineklerden kurtulabilirsiniz. Güneşli havada topladığınız civanperçeminin çiçekli kısımlarını doğrayarak bir şişeye doldurun. Üzerini kaplayacak şekilde alkol (votkanın da işe yaradığını söyleyebilirim) ekleyip, şişenin ağzını iyice kapatın. Güneş gören bir yerde birkaç hafta şişeyi bekletin. Ta-tam kullanıma hazır. Küçük bir parfüm şişesine süzüp böcek kovucu bir tentür olarak kullanabilirsiniz. Tentürün bulunmadığı zamanlarda, arazide, çiçeklerini ezip vücudunuzdaki açık yerlere sürerek kullanabilirsiniz. Bu tentür sivrisineklerde oldukça işe yaradığı gibi, kene ve sinekleri de kovduğu ve DEET’den daha etkili olduğunu söyleyen, ABD Ordusu tarafından yapılmış çalışmalar olduğu söyleniyor (Susun S Weed, “Ease Those Bug Bites With Easy Herbs”),

Bir şekilde çeşitli böcekler tarafından ısırıldıktan sonra da kullanabileceğiniz çeşitli bitkiler bulunmaktadır. Bunlardan biri de daha önce bahsettiğimiz damar otu. Damarotu lapasını ısırığın üzerine uyguladığınızda oldukça etkili olduğunu görebilirsiniz..

Civanperçemine devam etmek gerekirse; böcek kovucu özelliğinden başka oldukça önemli bir tıbbi bitkidir. Birlikte alındığı diğer bitkilerin şifa özelliklerini arttırır ve toksinlerin bedenden atılmasına yardımcı olur (bu konuda oldukça etkili bir bitkidir). İngilizce Vikipedi‘den alıntılarla devam edelim:

Şu hastalıkların tedavisinde kullanıldığı bildirilir: Adet (aybaşı) kesintisi, enfeksiyon giderici, bağırsaklar, kanama, kan pıhtılaşması, tansiyon (düşürür), kan temizleyici, kan damarları (güçlendirir), nezle, soğuk algınlığı, su çiçeği, kan dolaşımı, gebelik önleyici (kanıtlanmamıştır), sistit, diyabet tedavisi, sindirim (canlandırır), hazımsızlık, egzama, ateş, grip, gastrit, salgı bezi sistemi, kalp atışı (yavaş), ingluenza, böcek kovucu, iç kanama, karaciğer (canlandırır ve düzenler), akciğer (kanama), kızamık, adet görme (bastırılmış), menoraji (aşırı mensturasyon), aybaşı (düzenler, ağrıyı hafifletir), memeler (ağrı), burun kanaması, basur (kanama), çiçek hastalığı, mide hastalığı, diş ağrısı, tromboz, ülser, idrar antiseptik, Rahim (sıkışma ve daralma), varisli damarlar, kuruntu.

Yine, ayrıca civanperçemi çayının soğuk algınlığını 24 saat içerisinde geçirebileceği söylenir. İyi bir kanamayı durdurucudur ve antibiyotik etkiye sahiptir. Ve de özellikle kadınların göz ardı etmemesi gereken bir bitkidir. Bir alıntı daha yapalım: “Ünlü herbalist Kneipp, bir yazısında şöyle diyor (Referans1: M. Treben): “Arada bir civanperçemi çayı içmiş olsalar, kadınlar pek çok problemle hiç karşılaşmazlardı!” Adet kanamaları düzensiz bir genç kız olsun, menepoz dönemindeki veya sonrasında olgun bir kadın olsun, tüm kadınlar için arada sırada civanperçemi çayı içmek çok önemlidir. Civanperçemi, akla gelebilecek tüm konularda, dölyatağını (rahim) en iyi biçimde etkiler.” (kaynak)

Gebelik süresince kullanılmaması tavsiye edilir. Bazı kişilerde de alerjik tepkilere yol açabilir.Bir çalışmaya göre ise, civanperçeminin alkol özü laboratuar farelerinin sperm üretimini azaltmıştır

Yukarı Dön Göster simir's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: simir
 
simir
güneş
güneş


Kayıt Tarihi: 09-Şubat-2007
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 362
Gönderen: 07-Ağustos-2009 Saat 13:44 | Alıntı simir

Sarı Kantaron

7 Haziran, 2008

Sarı KantaronYanda gördüğünüz Sarı Kantaron ya da başka bir adıyla Binbirdelik otu (lat. Hypericum perforatum) üzerinde pek çok sarı çiçeği bulunan çok yıllık bir bitkidir. Dünyada çok geniş bir yayılım gösterir. Türkiye’de de oldukça yaygın olarak bulunur.

Yıllardır toplayıp, harici olarak kullanım için bulunduruyoruz. Hafta içi gittiğim deniz kıyısında, ormanın hemen kenarındaki düzlüklerde bolca toplayıp, bir şişede hazırladım: Güneşli havada topladığınız bitkinin çiçekli kısımları bir şişeye doldurulur. Üzerine bitkiye kaplayacak kadar zeytinyağı ekleyip, güneş alan bir yerde bekletilir. Yağ kırmızı rengi aldığında yaraları iyileştirici olarak kullanılır. Yaraların tedavisinde – özellikle yanık yaraları – gördüğüm en etkili yöntem. Ayrıca bitkiyi kurutarak çay olarak tüketildiğinde mide yaralarını iyileştirici etkisi kanıtlanmıs ..

Sarı kantaron ayrıca yaygın bir şekildeti-depresan olarak da kullanılıyor. Almanya’da hafif depresyon vakalarında reçeteye yazılıyor. En çok ticareti yapılan bitkilerden biri, öyle ki hap/kapsül şeklinde de satılmaktadır.

Ayrıca Amerikan Yerlileri tarafından düşük ilacı olarak ve dıştan kullanımla iltihap kurutucu, kanama durdurucu ve antiseptik olarak kullanılırmış. Fark ettiğiniz gibi dış kullanımda hemen hemen damarotu ile benzer özellikleri var.

“Yapılan araştırmalara göre bitki birçok etken madde içermekte olup; bunlardan en önemlileri hiperisin (hypericin), flavonoidler, taninler, resin ve prosiyanidinler’ dir. Hiperisin beyindeki Teta dalgalarını da arttırmaktadır. Teta dalgaları normalde uyku esnasında meydana gelirler ve derin düşünce veya meditasyon, yüce duygular, memnuniyet ve yaratıcı düşüncenin artması gibi şeylerle ilişkilidirler. Sarı kantaron ile ilgili çalışmalarda; endişe, kayıtsızlık, uyuşukluk, fazla uyuma, uykusuzluk, depresyon ve umursamazlık hissi gibi semptomlarda olumlu gelişmeler görülmüştür.” (Kaynak)

Sarı kantaronun daha pek çok kullanım alanı var. Şimdi gelelim biraz Vikipedia‘dan alıntıya:

-Hafif ve orta şiddete depresyonlarda alternatif bir antidepresan ilaç olarak önerilmektedir. Bu konudaki birçok otorite bu bitkiyi özellikle menapozun oluşturduğu ruhsal bozuklukları önlemek için uygun bir bitki olarak görmektedir. Antidepresan özelliği hayvan deneylerinde ve çeşitli klinik deneylerde kanıtlanmıştır. Ayrıca, alkol, nikotin ve kafein gibi maddelerle oluşan bağımlılıkların tedavisinde yararlı olabileceğini gösteren deneysel kanıtlar bulunmaktadır.
-Bitkinin gece beynin pineal bezinden melatonin salınımını arttırarak uykuyu güçlendirdiği bildirilmiştir
-Bir çalışma bitkinin düşünsel yoğunlaşmayı arttırdığı, kavrama yeteneğini geliştirdiğini rapor etmiştir. Ancak bu etki kuramsaldır.
-Antiviral ve antibakteriyel etkileri vardır. Bileşenlerinden olan hiperisinin AIDS hastalığının etkeni olan HIV virüsünün de aralarında olduğu çeşitli virüslere karşı etkinliği deneysel olarak kanıtlanmıştır.
-Antienflamatuvar etkisi vardır.
Derinin melanin kaybı ile birlikte giden ve kısmi renk bozuklukları ile karakterize vitiligonun tedavisinde yardımcıdır.
-Birçok antienflarnatuvar ilaçtan farklı olarak mide üzerinde olumsuz etkilerinin bulunmadığı, hatta ülser tedavisinde de etkili olduğu rapor edilmiştir.
-Halk arasında ishal tedavisinde, romatizmal ağrıların tedavisinde, çocukların gece işemelerinde, gut hastalığının tedavisinde kullanılmıştır.
-Halk arasında sarılık hastalığına karşı ve yara iyileştirici olarak kullanılmıştır, bu etkileri deneysel olarak da kanıtlanmıştır.
-Kanser tedavisinde de oldukça etkilidir. Özellikle kanserli tümörlerin yok edilmesinde ve kanserin yayılmasında kanser tümörlü hücrelerin damarlanmasını önlemede çok etkilidir. Uyuşturucu, eroin, esrar, morfin bağımlılıklarının tedavisinde çok etkilidir. Hiv virüsleri üzerinde çok etkilidir.
-Bitki hakkındaki yoğun araştırmalar hala sürmektedir.

Bu kadar etkiye karşılık yan etkisileri:

-Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.
-Açık tenli kişilerde bitki kullanımı sırasında ışığa karşı hassasiyet oluştuğu için ışıklı ortamlardan sakınmaları önerilir.
-Veterinerlikle ilgili kaynaklar bitkiyi ışığa karşı duyarlılık oluşturduğu için zehirli otlar sınıfına koyarlar.
-Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.
-Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.
-Çeşitli ilaçlar ile olumlu ya da olumsuz etkileşimleri olabilmektedir. Bu nedenle ilaç tedavisi altındaki hastaların hekimlerine danışmadan bu bitkiyi içeren preparatlar kullanılmamalıdır.
-Yan etki ve/veya etkileşim durumlarında kullanımı kesmek gerekir.

Yukarı Dön Göster simir's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: simir
 
azade
Yönetici
Yönetici
Simge
Forum Müdavimi

Kayıt Tarihi: 17-Eylül-2008
Ülke: Türkiye
Gönderilenler: 673
Gönderen: 07-Ağustos-2009 Saat 16:18 | Alıntı azade

Şifalı bitkiler bölümüne ihtiyacımız vardı, simirciğim.. Bu bölümü açmakla, çok iyi etmişin..

Eh.. Artık kim, nekadar doğru bildiği bitkisel bilgisi varsa bizimle paylaşabilir..

Yukarı Dön Göster azade's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: azade
 
isis
Yönetici
Yönetici
Simge
Organizatör Editör

Kayıt Tarihi: 23-Şubat-2007
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 945
Gönderen: 07-Ağustos-2009 Saat 19:11 | Alıntı isis

Çok iyi yapmışsın sevgili simir. Aklıma getirdin bende bir sağlık köşesi açayım

__________________
Gerçekleþtirmek istediðimiz güzellikler yaþayacaklarımız olacaktır.
                     Þ. T
Yukarı Dön Göster isis's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: isis
 
simir
güneş
güneş


Kayıt Tarihi: 09-Şubat-2007
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 362
Gönderen: 08-Ağustos-2009 Saat 19:17 | Alıntı simir

Hangi ağrılarda hangi bitki etkili

Baş: Sızma zeytinyağı tüketimi, migren gibi genelde kronik ağrıların etkilerini azaltmaktadır. Baş ağrısı için mentol ve okaliptüs yağı da önerilmektedir.

Boyun ve bel: Kafuru 10 gün boyunca günde bir kere ağrıyan bölgelere sürmek yeterli. Özellikle bel ağrılarında zencefil ve edrefil (cennet biberi) karışımı uygulanabilir. Bu, yakıcı bir karışımdır ve çok iyi ağrı kesicidir. O bölgenin sıcak kalması için de yünlü bir bezle sarılır. Ancak bunun mukozaya yani göze, ağza ve burna kaçmamasına özen gösterilmelidir, çünkü yakıcıdır ve mukozaya zarar verir. Günde 1 kere olmak üzere 3 gün süre ile uygulanır.(Bunu teyzem uyguladı dizlerine  ve sargı yontemiyle faydası oldu)

Eklemler (diz, dirsek, kol, bacaklar): Kafur ağrı kesici olarak romatizmal rahatsızlıklarda etkili olmaktadır. Ancak bu kesinlikle dahilen kullanılmaz çünkü zehirlidir, haricen sürülmelidir. 3 tablet kâfur, 250 gr saf alkol içinde eritilir. Ağrı olan bölgeye ve civarına diz, dirsek, kol ve bacakların eklem yerlerine sürülür.

Diz kapakları: Halk arasında domates ilacı olarak bilinen salisilik asit, saf alkol içinde eritilir. Ağrıyan bölgelere, ayak parmaklarına ve diz kapaklarına günde 1 kere olmak üzere 10 gün süre ile sürülür.

Eskiden salisilik asit satılmadığı için söğüt ağacı dal ve yaprakları kaynatıldıktan sonra çıkan su, doğal salisilik asit elde edilirdi.

Bütün vücut: Susam yağı sinir uçlarını uyarıcı etkiye sahiptir. Hindistan’da insanlar, saç uçlarından ayak uçlarına kadar tüm vücutlarına ayda bir kez susam yağı ile masaj yapıyorlar. Vücut gevşiyor, rahatlıyor. Kekik yağı, zeytinyağı ile karıştırılarak özellikle romatizmal ağrılarda, ağrıyan bölgeye sürülebilir. Ancak kekik yağı yakıcı bir yağ olduğu için tek başına sürülmesi sakıncalıdır.

Yukarı Dön Göster simir's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: simir
 
simir
güneş
güneş


Kayıt Tarihi: 09-Şubat-2007
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 362
Gönderen: 08-Ağustos-2009 Saat 20:14 | Alıntı simir

Vajinal akıntıyı gidermek için soğan suyu kürü :

1 orta boy beyaz soğanı ( kırmızı ve mor soğan olmaz ) dörde bölün. önceden kaynatılmış 2 su bardağı klorsuz suya koyarak 5 dakika kaynattıktan sonra içine başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce 1 er bardak suyunu için. Kürü 15 gün uygulayıp sonlandırın.

Soğan kürünü adet döneminde uygulamanın bir sakıncası yoktur. Ancak, etki bakımından en uygun zaman adet bitiminden en erken 7 gün sonra başlamaktır.

Kür uygulandıktan sonra 2. adetinizi görmeden 10 gün önce tekrar 5 gün veya 7 gün bu soğan suyu kürünü uygulamalısınız.

Hamile kalmak için bu soğan suyu kürünü uyguladıktan sonra kuru incir kürünü uygulamalısınız.(her iki kürü aynı anda uygulamayınız)

Uyarı: Bu soğan suyu kürünü 15 günden fazla uygulamayın.

Bu kürü uygulamaya başladığınızda 2. - 3. günden itibaren akıntılarınızın çözüldüğünü ve ne kadar fazlalaştığını hayretle göreceksiniz.

Bu kür erken menopoz , çikolata kisti, 3 cm. den küçük miyomlar, adet düzensizliği ve polikistik over şikayeti olan olan bayanlar için de mükemmel bir çözümdür.Yumurtalıklardaki kisti tamamen ortadan kaldırmaktadır.
Yukarı Dön Göster simir's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: simir
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 14-Ekim-2009 Saat 10:45 | Alıntı adilenur

Muhtemelen İlaç Kartelleri tarafından yaratılan "Domuz Gribi" enfeksiyonuna karşı yoğun bir "İlaç ve aşı" kampanyasının yürütülmekte ve bunların karlarına kar katmak için, bu içinde ne olduğu belirsiz "aşı" yı hükümetler aracılığıyla pazarlama peşlerinde olduğu bu günlerde, yayılması en kolay hastalık olan "Grip" ile igili bu küçük ama ÖNEMLİ, eskilerin bazı rahatsızlıklar için ne gibi doğal çareler bulduğunu bize hatırlatan, ders alınabilecek öykü belki bir nebze yardımcı olabilecektir. .. 
Huzurla kalın...
Süleyman Kaya, 
 
“GRİP”  için bir “Eski zaman” öyküsü…
“1919 yılında, Dünyada 40.000 milyon kişinin “Grip” ten öldüğünde, bir Doktor  birçok çiftçiyi Griple mücadelede yardım amacıyla ziyaret eder.Birçok çiftçi ve ailesi Grip kapmıştır ve birçoğu ölürler.
Doktor  ziyaretlerine devam eder  ve bir sürprizle karşılaşır, ziyaret ettiği bir çiftçi ve ailesi çok sağlıklıdır.Doktor böyle olabilmesi için aileye herkesten farlı ne yaptıklarını sorar ve cevaben çiftçinin hanımı  odaya , bir tabak içine “soyulmamış” bir “SOĞAN”  koyduklarını (muhtemelen diğer odalarada) söyler.Doktor buna inanamaz ve bu “soğan” lardan birini alarak Laboratuvarda Mikroskop altına koyarak inceler ve “soğan” ın içinde “Grip” virüsünü görür.”Soğan” açıkça “Grip” bakterisini absorbe etmiş, emmiştir  ve  bu sayede de aile sağlıklı kalmıştır.
Evet, ben bu hikayeyi  Kuaförümden duydum.O, bana yıllar önce birçok çalışanının “Grip” olduğunu ve böylece müşterilerinin de “Grip” kaptığını anlatmıştı.Gelen yılda o, dükkanına çukur bir tabak içinde bir “SOĞAN” yerleştirir.Ve büyük bir sürpriz yaşar, o yıl hiçbir personeli “Grip” olmamıştır.O işe yaramıştır…(hayır, şimdi o sanıldığı gibi bir “soğan” işinde değildir)
Bu öyküden alınacak ders, bir miktar “soğan” almanız ve evinizin çevresinde biryerlere yerleştirmenizdir. Ne olduğunu görmek için onu deneyin.Biz geçen yıl onu denedik ve asla “Grip” olmadık.
Eğer o sizi ve sevdiklerinizi  bu hastalıktan kurtarırsa ne güzel.Buna rağmen şayet “Grip” olursanız, o daha yumuşak ve uysal  geçebilir.
Bir miktar “SOĞAN” satın almaya vereceğiniz birkaç liradan başka ne kaybedebilirsiniz? ...”
 
[kryon_list] Old timers idea for the flu
"Karin Stenius" karinstenius@ centurytel. net
 
ÇN: Süleyman Kaya

(Bu maili benimle paylaşan sevgili Aslı'ya teşekkürlerimle )

Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 12-Aralık-2009 Saat 12:59 | Alıntı adilenur

Eser element
Potasyum
Fosfor
 (Lactuca virosa)
C vitamini
Potasyum
Kalsiyum
Demir
Folikasit
 (Rubus Idaeus)
Doymamış yağ asidi
B6 vitamini
E vitamini
Potasyum
Glutathion
 (Persea americana)
C vitamini
B vitamini
Kalsiyum
Protein
Magnezyum
Magnezyum
A Vitamini
C vitamini
Potasyum
B vitamini
E vitamini
Çinko
Demir
C vitamini
Kalsiyum
Potasyum
Demir
Protein
Potasyum
Omega3 yağ asidi
Pantothenik asit
Likopen
Folikasit
Tyrosin
Pektin
Bioflanovoid
C vitamini
Cynarin
B vitamini
C vitamini
Potasyum
Demir
B vitamini
Lysin
Lezithin
Demir
Kalsiyum
B vitamini
C vitamini
Protein
C vitamini
Niasin
Kalsiyum
Folikasit
C vitamini
A Vitamini
Selenyum
A Vitamini
Folikasit
Magnezyum
E vitamini
Manganez
B vitamini
Demir
Magnezyum
Magnezyum
Karbonhidrat
B vitamini
Magnezyum
Potasyum
Kalsiyum
Laktik Asit
Potasyum
Sodyum
Kalsiyum
Magnezyum
Protein
Potasyum
Kalsiyum
Magnezyum
Phyto-östrojen
Potasyum
Kalsiyum
C vitamini
Karotionid
Flavonoid
Likopen
C vitamini
E vitamini
Demir
Protein
Potasyum
Magnezyum
B vitamini
Çinko
Laktik asit
B12 vitamini
C vitamini
Glucarate
A Vitamini
B vitamini
Çinko
Sodyum
Potasyum
Kalsiyum
Magnezyum
Çinko
Aminoasit
Çinko
Magnezyum
B vitamini
Potasyum
B6 vitamini
Serotonin
Magnezyum
Potasyum
B1 vitamini
C vitamini
C vitamini
Demir
Potasyum
Alkaloit
Glikozit
1.        İçerdiği bazı maddeler sayesinde kolesterol ve şekeri de dengeler
2.        
Kalp sağlığını korur, kalbi kuvvetlendirir,
3.        
Kanser hücrelerinin de gelişmesini engeller,
4.        
Yeşil çaya nazaran üç kat daha güçlü antioksidan etkiye sahiptir,
5.        
Meyve kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içerir.
6.        
İshali keser, (şerit) bağırsak kurtlarını düşürür, Kanlı ishal de de kullanılır,
7.        
İdrar söktürücü, Kan yapıcı, Enerji verici ve Tansiyon düşürücü özelliği
8.        
Meyve kabuğu ekstresinin; güçlü virüs ve mikrop öldürme özelliği, cilt üzerindeki enfeksiyon ve yaraları iyileştirici özelliği vardır,
9.        
Meyve kabuğu tanenlerinin antioksidan ve anti-tümör etkileri de bilinmektedir,
Karotinoid
Enzimler
C vitamini
Mineraller
C vitamini
Protein
Potasyum
Protein
Sodyum
Potasyum
Kalsiyum
Sodyum
Potasyum
Kalsiyum
Laktik asit
Allisin
Çinko
Manganez
Selenyum
B vitamini
C vitamini
Potasyum
Kalsiyum
Selenyum
Magnezyum
Manganez
Kalsiyum
B vitamini
C vitamini
Uçucu yağlar
Demir
Potasyum
Kalsiyum
Omega3 yağ asidi
Sodyum
Potasyum
Quercetin
Ajoene
Allisin
Lentinan
D vitamini
 (Letinus edodes)
C vitamini
Kalsiyum
Potasyum
Demir
Omega3 yağ asidi
D vitamini
Omega6 yağ asidi
E vitamini
Protein
E vitamini
Kalsiyum
D Vitamini
A Vitamini
B2 vitamini
Protein
Potasyum
Kalsiyum
Magnezyum
Omega3 yağ asidi
D vitamini
Potasyum
Omega3 yağ asidi
D Vitamini
B6 Vitamini
B12 vitamini
Capsaicin
A Vitamini
C vitamini
Çinko
Kalsiyum
Riboflavin
B12 vitamini
 
--
Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 07-Mart-2010 Saat 13:59 | Alıntı adilenur

RUH HALIMIZE GORE BESLENME

Yediğimiz besinlerin ruh halimizi etkilediğini ve ruh durumumuza göre yenilen besinlere dikkat edilmesi gerektiğini kaç kişi biliyordu acaba? Örneğin, sinirliyken makarna yiyip kafeinli içeceklerden uzak durmak gerekirken, endişeli zamanlarda da bol sıvı tüketmek gerekiyor

Bezginlik: Bu duruma karşı sebze grubu yiyecekler tercih edilmeli. Yediğiniz sebzelerin çiğ olmasına dikkat edin. Yavaş yemeye özen gösterin.

Yorgunluk: Bezelye ve havuç, yorgunluğa karşı birebir. Taze sıkılmış meyve suları ve evde yapılan meyveli yoğurtlar da yararlı.

Çekingenlik: Kuru baklagiller ve fosfor açısından zengin besinler önerilir. Bulgur, mercimek ve balık türü yiyecekler de yenmeli.

Agresiflik: Yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık yenmesi gerekir.

Keyifsizlik: Kendinizi ödüllendirin; pizza, döner, hamur, ne istiyorsanız onu yiyin.

Endişe: Vücutta aşırı sıvı kaybı olacağından hafif çorba, komposto, meyve suyu içilmesi gerekli.

Hayal kırıklığı: Enginar ile kereviz bu duruma karşı oldukça etkili. Sebzeler hayal kırıklığını hafifletici etki içeriyor.

Yalnızlık: Domates, biber, patlıcan, patates yalnızlık duygusunu hafifletiyor.

Aşırı öfke: Ekmek, makarna, sebze, meyve yenmeli. Kırmızı et ve kafeinli içecekler öfkeyi tetikler.

Depresyon: Çok fazla olmamak kaydıyla çikolata yenmesi gerekir. Şekerli, sütlü tatlılar da yenebilir. Vücudun mutlaka şekerli besin alması gerekir.

Özgüven: C vitaminli yiyecekler önerilir. Yeşilbiber, maydanoz, haşlanmış patates ve kuşburnu insana güven verir".

MUHTEŞEM İKİLİ (BAL VE TARÇIN)

Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği saptanmıştır. Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır. Bugünün tıp ilmi, balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir. Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 OCAK 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.

YORGUNLUK

Araştırmayı yapan Dr.MİLTON, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının her gün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tespit etmiştir.

SOĞUK ALGINLIĞI

Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz Tarçın günde üç defa yenir. Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.

YAŞLILIK

Bal ve Tarçınla hazırlanan çay, düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler. 4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın, 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3–4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri, taze ve yumuşak tutar, yıpranmasını durdurur.

KALP HASTALIKLARI

Bal ve Tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır. Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.

KANSER

Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada ,mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık Tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Her gün kullanılan Bal ve Tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırılarına karşı korur. Araştırmacılara göre Bal, birçok Vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir. Balın düzenli kullanılması, Akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve virüslerle savaşan, korpuskülleri de kuvvetlendirir.

DİŞ AĞRISI

Bir kaşık toz Tarçın ve 5 tatlı kaşığı Bal karışımı ağrıyan dişe tatbik edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa uygulanır.

HAZIMSIZLIK & GRİP

Toz Tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.

İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI

İki kaşık toz Tarçın, bir tatlı kaşığı Bal, ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.

KOLESTEROL

İki kaşık Bal, Üç tatlı kaşığı Toz Tarçın,450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları i,çin uygulanabilir. Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.

MİDE AĞRILARI

Bal ve Tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.

GAZ

Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.

KISIRLIK

Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır. Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.

Çin, Japon ve Uzakdoğu ülkelerinde, gebe kalamayan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlar Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.

Amerika Meryland'da evli bir çiftin 14 yıldır çocuğu olmamış ve ümitlerini de kaybetmişlerdir. Bu uygulamalar kendilerine anlatılmış ve yukarıda belirtilen kürün uygulamasına başlandıktan birkaç ay sonra ikiz çocuklarının olacağı tespit edilmiştir.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar için sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal, bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilavesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve yaklaşık 15 dakika beklendikten sonra yıkanır. 5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.

SİVİLCELER VE DERİ

3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır. Egzama, mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır

ZAYIFLAMA

Bir bardak su içerisine eşit miktarda Bal ve Tarçın konup kaynatılır. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir. Düzenli uygulanırsa kilo verilir. Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.

GÜNE ENERJİK BAŞLAYIN

Yulaf, çikolata, buğday, bal ve pirinç. Hepsi de enerji ve güç veren besinler. İçerdikleri yüksek orandaki besinsel değerler nedeniyle cildin doğal savunma mekanizmasını güçlendirerek dış etkenlere karşı koruma sağlıyor.

Yulaf: Yulaf gevreğini sabah kahvaltıda süt veya yoğurda ilave ederek yiyin. Zengin protein, lif, vitamin(özellikle de B ve D vitaminleri)ve mineral kaynağı(100 gramında 53mg.kalsiyum, 405 mg.fosfor, 4,5 mg.demir ve 468 mg.potasyum bulunuyor.)olan yulaf,güç ve enerji verici özellikler içeriyor. Cildinizi tazelemek ve kadifemsi bir yumuşaklığa kavuşturmak için haftada iki kez 2 kaşık pirinç suyu,2 damla zeytinyağı ve 2 çorba kaşığı yulaf unu karışımını sürüp 5 dakika bekleyin ve yıkayın.

Buğday: Kolesterol ve tansiyon düşürücü etkili buğday,yüksek oranda B ve E vitaminleri içeriyor.Özellikle E vitamini içeriği ile doğal bir antioksidan olarak cildi yaşlanmaktan koruyorve kırışıklıkların oluşumunu önleyerek cildin her dem genç kalmasını sağlıyor. Gözdeki damarları koruyup,göz etrafında oluşabilecek çizgileri azaltıyor.Cilde pembelik veriyor.Tırnakları ve saçları güçlendiriyor.Zengin içeriği nedeniyle kozmetik ürünlerinde çok sık kullanılıyor.

Çikolata: Mutluluk hormonunu(serotonin) uyarıcı özellikler içerdiğinden çikolata vücudu ve cildi gevşetip rahatlamasını sağlıyor. Aşık olma esnasında beynin ürettiği feniletilamin adlı uyarıcı bir madde içerdiği için afrodizyak özellikler taşıyor. Stresten uzak rahat bir uyku sağlıyor. Antioksidan özellikleriyle serbest radikallere karşı savaşarak yaşlanmayı geciktiriyor. Protein kaynaklı olduğundan cildi yenileyip elastikiyetini arttırıyor. İçeriğindeki sterol adlı madde ile cilde tonik etkisi yapıyor.

Bal: Şeker, fruktoz ve glikoz içeren bal doğal bir tatlandırıcı. Ayrıca antibiyotik özelliği ile mikroplara karşı güçlü bir dezenfektan. Vitamin, mineral ve protein kaynağı olan balın yapısındaki meyve asitleri cildi arındırıyor, azot ve glüsit gibi maddeler nemlendirici özellikler içerip cildin nem dengesini düzenliyor. Manganez, magnezyum, kalsiyum ve silisyum gibi mineraller ise cildi pürüzsüz bir güzelliğe kavuşturuyor.

Pirinç: B grubu özellikle B1 ve B2 vitaminlerince zengin olan pirinçte ayrıca demir, potasyum,fosfor ve kalsiyum başta olmak üzere diğer mineraller de bulunuyor.Pirinç hücrelere ihtiyacı olan enerjiyi sağlayıp cildin yıpranmasını önlüyor,içerdiği bol potasyum ve az azot ile kan basıncı değerlerinin düzenli akışını sağlıyor.Zararlı güneş ışınlarının etkisi veya yaşlanma nedeniyle ortaya çıkan cilt lekelerini yok ederek, cildin ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.

Terlemeyi Azaltmanın Yolu; Sağlıklı Beslenme Uzmanlar sıcak yaz günlerinde çok terleyen kişilerin, sağlıklı beslenmeleri halinde bu dertlerinden kurtulabileceklerini belirtiyor. Bol bol sebze ve meyve yiyen kişiler daha az terliyor. Adaçayının ter gözeneklerinin büzüşmesini sağladığını belirten uzmanlar, terlemeyi azaltmak için günde bir litre adaçayı içilmesini öneriyorlar. Uzmanlar, bir bardak suya bir çorba kaşığı elma sirkesinin eklenip içilmesinin veya bir fincan elma sirkesi eklenen dolu küvette banyo yapılmasının da terlemeyi önemli ölçüde azalttığını kaydetti.

Kahve, alkol, tuz ve acı baharatların tüketilmesinin terlemeyi arttırdığını belirten uzmanlar, proteinli gıdalardan da uzak durulması gerektiğini belirtiyorlar. Aspirinin içindeki asetil salisilik asitin de terlemeyi arttırdığı kaydedilen haberde, çok terleyen kişilere sıcak yaz günlerinde başka ağrı kesiciler kullanmaları ve çok sıcak ile çok soğuk içecekler içmemeleri önerildi.

Strese karşı günde bir elma: Günde bir elma çok sayıda hastalığa karşı vücudu koruyor. New York'ta yapılan bir araştırmanın sonucuna göre,hücrelerin zarar görmesine karşı direnci arttıran güçlü bir antioksidan madde bulunan elma,güneş ışığı,kimyasal reaksiyonlar ve günlük yaşamın sebep olduğu stresten kaynaklanan zararlara karşı güçlü bir koruma sağlıyor.

Farelerin beyni üzerinde yapılan bir araştırmanın elmada bulunan quercetin isimli antioksidan maddenin C vitaminine göre beyin hücrelerinin muhtemel hasarlara karşı direncini çok daha iyi koruduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.

Diğer meyve ve sebzelerle mukayese edildiğinde en yüksek quercetin oranına sahip olan meyvenin elma olduğu elmanın Alzeheimer hastalığıyla mücadelede en faydalı yiyecek olduğuna dikkat çekildi.

Elmanın kendisinin elma suyu tüketimine nazaran çok daha faydalı olduğunu kaydeden araştırmacılar, genelde kırmızı elmaların yeşil ya da sarı elmalara göre çok daha fazla antioksidan madde ihtiva ettiğini ifade ettiler.

Soğan, kızılcık ve böğürtlen gibi meyve ve sebzelerde de bol miktarda quercetin maddesinin bulunduğu belirtiliyor.

YAŞLANMAYI DURDURANLAR

Araştırmaya göre yaşlanmayı durduran besin grupları şöyle sıralanıyor:

Kahvaltılık tahıl: Yulaf, karabuğday gevreği, buğday ya da pirinç gevreği

Süt Ürünleri: Soya sütü, gravyer permesan peynirleri ve yoğurt

Ekmek Çeşitleri: Kara ekmek, tahıllı ekmek, arpa, yulaf ve çavdar ekmeği

Sebze baklagiller: Brokoli, lahana, havuç, ıspanak, balkabağı, domates, tere, bezelye, nohut, mercimek, semizotu, mısır, avokado, pırasa, soya

Tahıllar: Bulgur, esmer pirinç, basmati pirinci

Balık ve Kabuklu deniz ürünleri: Somon, alabalık, barbunya, istiridye, karides, uskumru, kalkan

Meyve ve Tatlılar: Kayısı, muz, kiraz, elma, çilek, pembe greyfurt, mango, kavun, karpuz, üzüm, dut, kuru meyveler, ceviz, badem, fındık

Kayısı binbir derde deva: Sindirimi düzenleyip bağırsakları çalıştıran kayısı içindeki antioksidanlarla kanseri de önlüyor. . Kayısının en büyük yararlarından biri de insan cildini diri tutması...

Duru cilt için günde 5 tane kayısı yemek cilde hem tazelik hem de güzellik katıyor.

Hücrelerin sıvı dengesinin düzenlenmesinde ve protein üretiminde büyük rol oynayan kayısı, ayrıca derideki sivilceleri yok ediyor. Cildin 5 yaş gençleşmesini ve cildin tazelik kazanmasını sağlıyor.

Meyveler ve sırları

Kara üzüm'ün gece görüşü sağladığını biliyor musunuz? Portakalın gizli faydası ne?

PORTAKAL: Her gün portakal veya C vitamini almak insanın keyfini düzeltiyor, enerji seviyesini yükseltiyor. Daha iyi bir libido ve daha güzel bir orgazm yaşamasını sağlıyor.

KARA ÜZÜM: Gece görüşünü artırıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında pilotlara çok yardımcı oldu.

ENGİNAR: Yüksek kolesterole bire bir. Her gün 450 gram enginar kolesterol seviyesinin yüzde 20 düşürüyor.

ISIRGAN OTU: Prostat kanserine bire bir... Ancak 40 yaşını aşkın erkeklerde sık sık tuvalete gitme ihtiyacına neden oluyor.

KIRMIZI BİBER: günde 2.5 gram tüketilen kırmızı biber sindirime iyi geliyor ve mide ağrısını ortadan kaldırıyor. Ayrıca sinir sistemine bağlı ağrıları da azaltıyor.

ISPANAK: Magnezyum bakımından çok zengin olan ıspanak, bir ağrı kesici olarak işlev görüyor. Günde 250 miligram alınan magnezyum kadınların regl ağrılarının hafiflemesini sağlıyor.


Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 07-Mart-2010 Saat 14:04 | Alıntı adilenur

Tarçını oldum olası çok severim

Gerek tatlılar üzerinde gerekse çayına bayılırım,   tabii.. birazda karanfil ve zencefil katarak

Şimdi balla karıştığında ne mucizevi etkiler yarattığını da öğrendim

Artık  tarçın tüketimimi arttırmam lazım..

Sizler de deneyin.. en azından ne kadar canlandırıcı etkisi olduğunu anlayacaksınız

Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 17-Mart-2010 Saat 10:39 | Alıntı adilenur

Buğday çimi ekin buğday şırası için Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya'da içtikleri buğday şırası geliyor.

Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi Pakistan'daki Hunzakut Prensliği'nde kanserden ölüm yok.
Hunzakutlular,acı badem ve kayısı çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar.
Türkiye'de de acıbadem ve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor
Ödemiş'le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ'ın eteklerinde cennet Gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami Güneral ile sohbetimiz sürüyor.
Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.
Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.

Buğday müthiş bir kanser ilacıdır.
Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır.
Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir.
Taze olarak kullanılan buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C
vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır.
Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir.

Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan 'laetril'içermektedir. Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır. Japon bilim adamı
Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale getiren enzimler ve amino asitler
bulmuştur.
- Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
- Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi yenebilir.
Evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri....
- Buğday şırasını herkes yapabilir mi?
- Evet elbette mutlaka üretilebilir.
İsterseniz tarif edeyim.
Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur.
Üzerine 3 bardak su klorlu olmamak şartıyla ilave edilir.Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.
Bu ilk su kullanılmaz, dökülür. Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.
24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır. Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır.
Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir. O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar.
Az önce sözünü ettiğimiz 'laetril' buğday çiminden başka nelerde bulunur?
Çünkü anlaşılıyor ki, 'laetril' kanserin tedavisinde en etkin maddelerden biri...

Elmanın çekirdeğini de yiyin
- Evet, Türkiye'de en kolay laetrile ulaşabileceğimiz yer acı badem ve kayısı çekirdeğidir. Ayrıca elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok da iyi olur. Amerika'daki ilaç
sanayinin maşaları bu 'laetril' adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika'da satılan 'laetril' bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD'ye sokulmaktadır.
Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır.

'Kanserin Ölümü' adlı kitabında Manner,bu madde ile yüzde 90 başarı kazandığını söylemişti.
- Acıbadem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
- Evet öyle. Türkiye'de acıbadem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az olduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var...
Pakistan'a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut'ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmadı.
Hanzakut'un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği...
Faydasız tedavilerin yerine HYDRAZINE SULPHATE
- Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz.
- Alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız.
- Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
Bağışıklık sistemi konusunda Alman doktor Issel'in tüm beden tedavisi bugün bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır.< /B>

Başarılı bir yöntem: Tüm beden tedavisi
- Tüm beden tedavisi nedir?
- Joseph Issel de bizim gibi kanseri lokal bir hastalık olarak değil, tüm vücudu ilgilendiren sistemik bir hastalık olarak ele alıyordu. Ona göre vücutta sürekli olarak kanser hücreleri ürüyor fakat sağlıklı bir bağışıklık sistemi bu hücreleri hemen tahrip ediyor.
Issel'in bir diğer tedavi yöntemide, ayda bir olmak üzere, özel olarak muamele görmüş bir kolibasil aşısı olan Pyrifer ile ateş şoku tedavisi idi. Bu yöntemle hastadan bir miktar kan alınıyor, bunu ozon oksijen birleşim ile karıştırarak yeniden hastanın damarından enjekte ediyordu. Binlerce kanser hastası bu yöntemle iyileşmişti.< /P>

Eski Sovyetler'de,şimdiki Rusya'da halen kullanılıyor.

Dr. Serap KIRMIZI
Uludag University
Faculty of Science and Arts
Department of Biology
16059 Gorukle/Bursa TURKEY

Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
GüNeŞ
neptün
neptün
Simge

Kayıt Tarihi: 10-Mart-2010
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 57
Gönderen: 19-Mart-2010 Saat 15:10 | Alıntı GüNeŞ

bitkilerin erdemini Merlyn adlı kitabı okurken farketmiştim. Bu güzel açıklamalar için teşekkürler

 

ışık ve sevgiyle

Yukarı Dön Göster GüNeŞ's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: GüNeŞ Ziyaret GüNeŞ's Ana Sayfa
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 08-Nisan-2010 Saat 16:47 | Alıntı adilenur

ELMA ve KABAK ÇEKİRDEĞİ  
HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ

Prof.Dr. Dieter Treutter, elma hakkında bakın neler diyor

"... Elmadaki flavonoid adlı kimyasal madde kansere neden olan serbest radikallerin meydana

gelmesini önler.

Olgun bir elma, sağlıklı bir insanın en ideal kan serumu değerliklerine sahip mineral ve elektrolitlere sahiptir.


Açıkçası elma suyu kan suyu gibi değerlidir. Günde 6 elma yiyerek yapacağınız 8 haftalık bir kürle, kan değerliklerinizi olması gereken ideal değerliklere getirip, fazla kan yağı ve kolesterolden kurtulabilirsiniz.


Ancak elma yemeğe karar verdiğinizde sarı-yeşil renkteki elmayı kırmızı renkteki elmaya
tercih etmenizi tavsiye ederiz.


Çünkü sarı-yeşil renkli elmadaki C vitamini dahil tüm diğer faydalı kimyasal maddeler kırmızı elmanın 2 katıdır. Açıkçası sarı-yeşil bir elma, 2 kırmızı elma değerindedir.


“ Elmanın diğer faydaları mı?

 Okula giden çocukların beyin yapısına nasıl olumlu etki yapıyor.
— Menopoza giren veya girmek üzere olan kadınlar, ruhsal gerginliklerini günde sadece 4 elma yiyerek % 40 oranında azaltabilirler.

KURTULUŞ KABAK ÇEKİRDEĞİNDE

Yapılan araştırmalar, kabak çekirdeğinden elde edilen kabak çekirdeği yağının prostat büyümesini yavaşlattığını hatta önlediğini ortaya koymuş durumda.


Kalın bağırsak kanseri riskini de önemli oranda azaltan etkisi olduğu tespit edilen kabak çekirdeği yağında bulunan doymamış yağ oranı yüksekliği;

Kandaki trigliseridleri azaltıyormuş. Bilim adamlarına göre kabak çekirdeği yağında bulunan phytosterin maddesi mucize etkili. Kandaki kolesterolü azaltıyor,
prostat büyümesi ve damar kanserine iyi geliyor...

Açıkçası bir sağlık bankasıdır. Kabak çekirdeğinin faydaları bu kadarla da kalmıyor. Bu yağda bol oranda E vitamini de varmış.


Bilindiği gibi E vitamini hücre zarının okside olarak erken bozulmasına engel olan ve dolayısıyla hücre zarı ve hücreyi sağlıklı bir özelliğe sahiptir. Bu maddeyi yeterli oranda aldınız mı geç ihtiyarlıyor ve ihtiyarlığınızda genç bir ihtiyarlık dönemi geçiriyorsunuz.



--Her akşam yemeklerden sonra çıt çıt kabak çekirdeği yemeden duramayan biri olarak.. bu habere çok sevindiğimi söylemeliyim

Artık, "kilo alacağım" endişesine de kapılmadan keyifle çekirdeklerimi çitlemeye devam edeceğim.  Yemeyenlere de tavsiye ederim.. çok keyifli çookk

Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 25-Nisan-2010 Saat 19:22 | Alıntı adilenur

Bitki isminin üzerine tıklayın...

 

 

   

Faydalarını görmek için isimlerin üzerine tıklayın  

·  Adaçayı
·  Altın otu
·  Anason
·  At kuyruğu
·  Biberiye
·  Ceviz
·  Civan perçemi
·  Çam ağacı
·  Çörek otu
·  Defne
·  Fesleğen (reyhan)
·  Hardal
·  Hindiba
·  Ihlamur
·  Isırgan
·  Itır
·  Kantaron
·  Karabaş otu
·  Karabiber
·  Karanfil
·  Kekik
·  Kereviz
·  Keten tohumu
·  Kimyon
·  Kişniş
·  Kudret Narı
·  Kuşburnu
·  Lavanta
·  Limon
·  Mandalina
·  Maydonoz
·  Melisa
·  Mersin
·  Meyan kökü
·  Nane
·  Nar
·  Okaliptus
·  Ökse otu
·  Papatya
·  Pelin otu
·  Portakal
·  Rezene
·  Sarımsak
·  Semiz otu
·  Soğan
·  Söğüt
·  Üzerlik
·  Zencefil
·  Zerdeçal
·  Zeytin

Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 27-Haziran-2010 Saat 17:55 | Alıntı adilenur

Bunları okuduktan sonra hıyara çok daha farklı gözle bakacaksınız!!!  
Olağanüstü Hıyar

cid:1.220258439@web31105.mail.mud.yahoo.com

Bir süre önce bu bilgiler "The New York Times" gazetesinde yayımlandı.
 
1. Hıyar, günlük ihtiyacınız olan birçok vitamini içerir. Tek bir hıyarda Vitamin B1, Vitamin B2, Vitamin B3, Vitamin B5, Vitamin B6, Folik Asit, Vitamin C, Kalsiyum, Demir, Mağnezyum, Fosfor, Potasyum ve Çinko ihtiva eder.

2. Öğleden sonra yurgunluk mu hissettiniz? Kahveyi, çayı, soğuk içecekleri bir taraf bırakın ve bir hıyar yiyin. Hıyar iyi bir B vitaminler ve Karbohidratlar kaynağıdır ve yediğinizde saatler sürecek yorgunluğunuzu kısa bir sürede ortadan kaldırır.


3. Banyo veya duştan sonra aynanızın buğulanmasından şikayetçi misiniz? Bir hıyar dilimini alıp aynayı ovun. Hem buğulanma yok olacak hem de pırıldayan bir aynaya ve nefis bir kokuya sahip olacaksınız.


4. Haşereler bahçenizi veya saksı bitkilerinizi mahvediyor mu? Bahçeniz için bir aluminyum tabağa (ya da aluminyum folyoya) hıyar dilimlerini koyup, ortada bir yere yerleştirin. Saksılarınıza ise birkaç dilimi toprağın üzerine yine aluminyum tabak veya folyo ile yerleştirin. Bütün mevsim haşerelerden kurtulacaksınız.  Hıyardaki kimyasallar aluminyum ile etkileşerek insanların algılayamadığı ama haşereleri deli eden bir koku yayar ve onların ortadan kaybolmalarına neden olur.


5. Bayanlar, sokağa çıkmadan önce veya denize-havuza girmeden önce bir süreliğine selülitlerinizden kurtulmak ister misiniz? Sorunlu bölgelerinizi birkaç dakika süreyle hıyar dilimleriyle ovun. Hıyardaki fitokimyasallar derinizdeki kollajenlerin gerilmesini sağlar, dış tabakayı sıkılaştırarak selülitlerin görüntüsünü azaltır. Aynı şekilde kırışıklıklara da iyi gelir (özellikle de göz civarındaki).

 
6. "Akşamdan kalma" sorununuzdan veya kötü bir baş ağrısından kurtulmak ister misiniz? Yatağa girmeden önce birkaç dilim hıyar yiyin ve ertesi sabah dipdiri, baş ağrısız kalkın. Hıyar, vücudun kaybetmiş olduğu gerekli besinleri takviye edici yeterli miktarda şeker, B vitaminleri ve elektrolitleri ihtiva ettiği için yediğiniz birkaç dilim sorunlarınızı hemen yok eder.

7. Özellikle diyet yapanlar, açlık dürtünüzü ortadan kaldırmak mı istiyorsunuz? Hıyar yiyin.


8. Evinizde ayakkabı boyanız mı kalmadı? Taze kesilmiş bir hıyar ile ayakkabınızı ovalayın. İçerdiği kimyasallar ayakkabınıza hem harika görünen bir parlaklık verir hem de deriyi su geçirmez hale getirir.


9. Evinizde bir kapı, pencere ya da benzer bir şey gıcırtı mı yapıyor? Bir dilim hıyarı alıp gıcırtı yapan yerlere sürtün (tabii sürtünme yapan yerlere, menteşenin dışına değil!!) gıcırtı gidecektir.


10. Kendinizi gergin, bitkin mi hissediyorsunuz (özellikle ders çalışan öğrenciler, yeni bebek sahibi olmuş anneler ve diğer herkes) ? Bir tas kaynar suyun içine bir bütün hıyarı ince dilimler halinde keserek koyun. Tası da bulunduğunuz odada uygun bir yere koyun. Hıyardaki kimyasallar ve diğer besinler kaynar suyun içine girince tepki gösterirler ve suyun buharı ile birlikte bulunduğunuz odaya yayılarak nefis bir aroma yayarlar. Bu aroma sizlerin tüm gerginliğini alarak sakin kişiliğinize dönmenizi sağlayacaktır. Özellikle öğrenciler bunu denemelidir.


11. Yemek yediniz (örneğin kebap) ve ağzınızdan kötü koku yayıyorsunuz. Bir hıyar dilimini alıp dilinizle damağınıza yerleştirin ve en az 30 saniye öyle tutun. Ağzınızda kötü kokulara neden olan bakterilerin fitokimyasallar sayesinde ölmesi nedeniyle bu sorundan kurtulmuş olacaksınız. (Soğan-sarmısak kokusu konusunda bir bilgi yok. Bunu da siz deneyin ve sonucu görün.)


12. Evyelerinizi, lavabolarınızı çevreye zarar vermeyecek bir şekilde temizlemek ister misiniz? Bir dilim hıyarı alıp temizlemek istediğiniz yeri ovun. Sadece yılların birikimi lekeleri kirleri temizlemekle kalmaz, ayrıca güzel bir parlaklık verir temizlediğiniz yere. Bunun yanında elleriniz de o temizlik malzemelerin verdiği zararlardan kurtulmuş olur.


13. Kalemle yazarken bir hata yaptınız ve hatayı silmek istiyorsunuz. Hıyar kabuğunu alıp yavaş ve nazikçe silmek istediğiniz yazıya sürtün. Boya kalemlerinde ve keçe kalem yazılarında da oldukça yararlı. (Bilirsiniz bazen çocuklarımız duvarlara yazılar yazar, resimler yaparlar. Onlarda da deneyebilirsiniz.)

 

(Bugün ellerimle kopardığım salatıkları yerken keşke bu bilgileri daha önceden alsaydım diye düşündüm. Bundan sonra salatalık yerken  yukardakileri hatırlayıp tadını çıkaralım)
 


Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 05-Temmuz-2010 Saat 12:00 | Alıntı adilenur

Neye benziyorsa ona yararlı

 

 

Ø Fasulye böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.

 Ceviz, hem görünüşüyle, hem de kimyasal yapısıyla, adeta “Ben beyin için yaratıldım!” demektedir. Meyveler arasında içeriğinde Gümüş iyonu taşıyan sadece cevizdir. Bu gümüş iyonuna insan bedeninde ihtiyaç duyan tek organ da beyindir.

Dilimlenmiş kivi göz bebeğine benzerlik gösterir. Kivi, antioksidanlar (E ve C vitamini) ve carotenoidlerce (beta caroten, lutein) zengindir. Lutein, yaşlılığa bağlı ortaya çıkan görme bozukluklarının önlenmesinde önemli yer tutar

Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.

 Patlıcan, avakado ve armut ortadan ikiye kesildiğinde, anne rahmine benzer şekil gösterir. Bu gıdaların dengeli tüketilmesi, hormonal dengenin sağlanmasına ve rahim kanserinin önlenmesine yardımcı olur.

İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayisini ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.

Ortadan kesilmiş domates dört kompartımanlı görülür.Kalp de kırmızı ve 4 bölümden oluşur. Domates, kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı rol oynayan lycopene içerir

 Nar çekirdekleri, kan hücrelerine benzerlik gösterir. Nar, kalp sağlığı için önemli bir antioksidandır

Her üzüm tanesi kalpte bulunan kan hücrelerini gösterir. Üzüm, kan yapıcı olarak bilinen bir gıdadır ve kalbe iyi gelir.

Zeytin şekil itibariyle kadın yumurtalıklarına benzer. Zeytin yumurtalıkların sağlığı ve işlevselliği açısından yarar sağlayan bir yiyecektir

 Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.

Brüksel lahanası ve brokoli kanser hücresine benzerlik gösterir. Brüksel lahanası lif, vitamin C, betacarotene (vitamin A) ve azotça zengindir. Bunlar, kanser riskinin önlenmesine yardımcı olurlar. Brokoli de kansere karşı iyi geliyor.

 

Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 
adilenur
Yönetici
Yönetici
Simge
Editör

Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008
Gönderilenler: 1158
Gönderen: 15-Ağustos-2010 Saat 22:00 | Alıntı adilenur

 

DOKTOR TOHUM

Diktiğiniz her tohumun içinde muazzam bir Evrensel bilgi vardır. Hem de İnsan yapımı hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük bir bilgi. İşte bu bilgi sayesinde Tohum ne zaman canlanıp büyüceği, topraktan hangi özsuları emeceğine Güneş, Ay, Yıldızlar gibi gökcisimlerinin ışınlarından nasıl yararlanacağına saniyenin on binde biri kadar kısa sürede, kesin olarak karar verir, nasıl gelişeceğini ve hangi meyveyi vereceğini gayet iyi bilir.

Meyveler, insanın yaşam destek ünitesi gibidir. Her türlü hastalığa karşı vücudun direncini arttırır, onlarla mücadele ederler, hali hazırdaki ve gelecekte üretilecek İnsani yapımı tüm ilaçlardan DAHA ETKİLİDİRLER.

Ama bu tohum bu mücadeleyi verebilmek için insanın durumunu bilmek zorundadır. Zira hasta ya da hastalığa meyilli bir insanı iyileştirebilmek için olgunlaşma evresinde meyvesine hangi maddeleri yükleyeceğini önceden bilmesi gerekir.

Belli bir bahçede yetiştirilen bir salatalığın, domatesin ya da herhangi bir bitkinin tohumunun böyle bir bilgiye sahip olması için aşağıdakiler yapılmalıdır:

Bir veya birkaç tohumu ekmeden önce ağza alıp en az 9 dakika dilin altında tutulmalı, sonra avuçlarının arasında 30 saniye de burada tutulmalı, bu esnada tohumun ekileceği yerin üzerine mutlaka yalınayak durmak gerek.

Avucunu açıp elindeki tohumları ağzına yaklaştır, ciğerlerindeki havayı tohumlar üzerine üfle. Tohumu soluğunla ısıtmalısın ki içinde ne olduğunu anlasın.
Bundan sonra avucundaki tohumu havaya kaldırıp 30 sn Günışığına tutmalısın. Tohum o anda doğuş zamanını tayin eder, bütün Gezegenler de ona yardımcı olacaktır! Filizlere, ihtiyacı olan ışığı verecektir ki bitki sırf Sana özgü meyvesini üretebilsin.

Artık tohumları ekebilirsin. Asla hemen sulama, tüm tohumlar tükürüğüne bulandı zaten, seninle ilgili bilgileri emmeleri gerek. Ektikten 3 gün sonra sulayabilirsin ancak.

Her bitki uygun zamanda ekilmelidir (ekim zamanları insanların bildiği ay takvimine göre seçmeli). Tohumu toprağa sulamadan erken ekmenin bir sakıncası olmaz ama geç ekmek kötü sonuçlar doğurabilir.

Bitkinin gelişimi esnasında çevresindeki tüm yabani otlar ayıklanmamalı. Mutlaka bu otların her birinden bir tane bırakılmalıdır. Yabani otları ayıklamak yerine budamak da mümkün. Yabani otların da kendilerine göre ödevleri var. Bunlar bir kısmı bitkiyi hastalıktan korurken, diğerleri de ona ek bilgiler sağlıyor.

Bitki büyürken onunla iletişim kurmak, hiç olmazsa istenen boya eriştiğinde, dolunay varken yanına gidip bir kere dokunmak zorunlu. Bu yolla yetiştirilen bir bitki meyvesinin insanın her türlü hastalığına iyi geleceğini, yaşlanmayı büyük ölçüde engeller, insanı zararlı alışkanlıklardan kurtarır, akli yeteneklerini arttırır ve Ruhuna huzur verir.

Meyveler toplandıktan sonra 3 gün içersinde tüketilirse etkileri artar. Böyle yetiştirilmiş meyveler diğerlerinden ayıran sadece tatları değil, incelemeye tabi tutulursa içindeki maddelerin farklı olduğu görülür.

Tohumu ekmeden önce toprağa mutlaka el ve ayak parmaklarıyla küçük bir çukur kazmak,sonra da içine tükürmek gerekir. Ayak terinde insanın hastalığıyla ilgili bilgiler içeren bazı maddeler (mesela toksinler) bulunur. Tohum bu bilgileri alır, ara sıra ekim yerine çıplak ayakla dolaşmak gerekiyor.

Çoğu bahçede olduğu gibi çeşidi bol tutulmalı, nereye ne kadar ekileceği o kadar önemli değil.

Enerjik bir bahçe yaratmak için Ayçiçeği gibi (en az bir tane bulunmalı) olmazsa olmaz bitkiler de vardır.

Farklı bitkiler ekilmiş tohumluklar arasında en az 2 m2 boşluklar bırakılmalı.


HİÇ BİR İLAÇ DOĞA KADAR GÜÇLÜ DEĞİLDİR.



Bilgiler ‘’Rusya’nın çınlayan sedirleri’’ kitabından alıntıdır

(K.OK'tan )

 

Yukarı Dön Göster adilenur's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: adilenur
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce Giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Powered by Web Wiz Forums version 7.97
Copyright ©2001-2005 Web Wiz Guide